LOADING...

Yukarı Çık

Ağustos 12, 2025

Ödüllü Tuğra Restoran, Osmanlı ve Türk Mutfağının Zarafetini Yaz Sofralarına Taşıyor

By
  • 0
  • 0

İstanbul, 11 Ağustos 2025 – Dünyanın en etkileyici saray otellerinden biri olan Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un Boğaz’a nazır imza restoranı Tuğra, yaz mevsimine özel hazırladığı yeni menüsüyle misafirlerini Osmanlı ve Türk mutfağının zamansız ihtişamı içinde eşsiz bir gastronomi yolculuğuna davet ediyor.

 

Osmanlı’nın Sofralarından Modern Ziyafetlere

 

Osmanlı mutfağının seçkinliğine ve sahil coğrafyasına gönderme yapan Taâmât-ı Sâhil-i Hâssa başlığı ile hazırlanan yaz menüsünde yer alan her tabak; doğduğu coğrafyanın, beslendiği kültürün ve pişirildiği mutfağın izlerini taşıyor. Tuğra Restoran Mutfak Şefi Onur Dönmez ve ekibinin hazırladığı menüdeki tarif, malzeme ve sunumlar; Anadolu, Rumeli ve Levant bölgesinin binlerce yıllık mutfak kodlarını yansıtıyor.

 

Tarihin Sofrasına Zarif Bir Giriş: Şurbât-ı Latîfe ve Mezelikât-ı Serîn

 

Tuğra yaz menüsü, lezzet yolculuğuna Osmanlı’nın şifalı çorbalarıyla başlıyor. Şurbât-ı Latîfe başlığı altında sunulan Sebzevat Çorbası ve Sarı Tavuk Çorbası, hem iç ısıtan hem de damakta narin izler bırakan özgün tariflerle misafirlerini karşılıyor.

 

Yaz menüsünün soğuk başlangıçları, Mezelikât-ı Serîn ismini taşıyor. Trakya’dan Şam’a uzanan coğrafyadan esintiler getiren iştah açıcıların eşsiz birlikteliği Tabak-ı Meze-i Serîn, Trakya ve Balkan usulü kızartma patlıcan, yoğurt ve sarımsakla hazırlanan Köp-oğlu ve şalgam suyu ve nar ekşisiyle farklılaştırılmış Kısr-ı Şalgamlı; menünün başlıca lezzetlerinden. Kuru meyvelerle zenginleştirilmiş Kuru Meyveli Humus, Erzurum ve Van’ın lezzet izlerinden ilhamla hazırlanan Nazuktan ve Halep mutfağının zarif hatırlatıcısı Muhammara da sunumuyla dikkat çekiyor. Menünün çağdaş yorumlarından biri ise Favâ-yı Mercimek-i Ahmer Ahtapoz klasik sarı mercimek ezmesi, denizle toprağın benzersiz uyumunu tabakta bir araya getiriyor.

 

Zeytinyağlılar Tabağı, Girit’ten Ege’ye uzanan aromatik otlarla bezeli bir şölen sunarken; Enginâr-ı Müteaddid üç farklı yorumla sunulan enginar tabakları ve fermente peynir altı suyu eşliğinde damakta kalıcı bir lezzet bırakıyor. İstanbul’un tarihi bostanlarından ilhamla hazırlanan Yedikule Salatası, Antalya’nın coğrafi işaretli Çandır fasulyesiyle yapılan Piyâz-ı Çandırî ve Anadolu’nun zengin peynir geleneğini çağdaş bir tabakta buluşturan Ayna-yı Cibillî tabağı, menüdeki yerel imzaları taşıyor. Bu seçkin başlangıçlara eşlik eden Bostân-ı Hâs Salatası, İstanbul sabahlarının tazeliğini sofraya taşıyor.

 

 

Narin Dokunuşlarla Şekillenen Ara Sıcaklar

 

Menünün ara sıcakları, narin dokunuşlarla şekillenmiş sofistike sunumlarıyla öne çıkıyor. Lalangalı Kabak Çiçeği, deniz levreği dolgusu ve badem taratoruyla menünün zarif yıldızlarından biri olurken; Izgara Yaprak Dana Ciğeri, Kapıdağ mor soğanıyla harmanlanarak geleneksel tadı rafine bir şölene dönüştürüyor. Kesme Mantı-ı Selçukiyye, havuçla renklendirilmiş hamuru ve kuzu sırt-dana pençeta iç harcıyla Anadolu’nun geometriyle buluştuğu bir sanat eseri gibi servis ediliyor. Tuğra’nın yaz menüsünde, mevsimin aromatik zenginliğini zarafetle sunan iki özel yemek daha öne çıkıyor: Yazok Et Katlaması ve Çerkez Tavuk. Bu iki tabak, yalnızca damakta değil; bellekte de iz bırakan nezih anlatılar taşıyor.

 

Pilâvât-ı Hâssa: Sofraların Güçlü Tamamlayıcıları

 

Tuğra’nın yaz menüsü yalnızca ana tabaklarla değil, eşlikçi nitelikteki pilavlarıyla da bir bütünlük sunuyor. Osmanlı mutfağının zarafetini ve malzeme ustalığını yansıtan özel tarifler Müceddere-i Firîk-i Dîmeşkî ve Dane-i Sade, ana yemeklere anlamlı bir fon oluşturuyor. Tuğra’nın yaz menüsünde lezzet dengesinin anahtar taşları olarak sofradaki yerini alıyor.

Geri

Önemli Güvenlik Duyurusu: Sahte SMS Mesajları Hakkında Kamuoyu Bilgilendirmesi

İleri

The Marmara Bodrum Pera 77 Pop-Up Konserleri Tüm Hızıyla Devam…

post-bars
Mail Icon

Haberdar Olun

Haberler ve Duyurulardan haberdar olmak için kaydolun

Yorum Yaz

tr_TR
tr_TR